moonlight drive

blog'a geri dön

5 yorum var - 09 Ağustos 2008 14:32

“PAMUKKALE EXPRESS”

Denizi olmayan bir şehirde
düşlüyorum gözlerini.
O kadar uzaktayken birbirimize,
düşleri olmayan bir şehirden
hissediyorum tenini…

Duvarımda asılı,
Cezayir’li bir dilencinin fotoğrafına takılıyor bakışlarım
ve odamı,
yumuşak bir Fransız melodisi kaplıyor.
Denizi olmayan bir şehirde
buluşuyorum yokluğunla.

Masamdaki kaktüsler,
tat katıyor utangaç şarabıma.
Ve birden
dizeler uçuşuyor,
şarap dökülüyor,
kafam karışıyor
ve
Denizi olmayan bir şehirde
düşüncelerim alabora oluyor.
ve
Denizi olmayan bir şehirde
sığınıyorum karanlık kıyılarına.

Bazen,
gözlerimin ak çarşaflarına bulaşıyor
beynimin kanları.
Bazen,
gözkapaklarıma acılar çörekleniyor.
Bazen,
en küçük olmayı
değişiveriyorum en kötü olmaya.
Denizi olmayan bir şehirde,
sana benzetmeye çalışıyorum
tüm evrimimi.

Denizi olmayan bir şehirde,
balık ve kaplumbağa besliyorum.

Denizi olmayan bir şehirde,
deniz kabukları
ve
yokluğunu biriktiriyorum.

İ. Kürşat ÇETİN
Şubat 2006 Denizli

dokunsam ,duysam ,yaratsam diyordum ben de
ve sunsam ona,denizin sunuşu gibi kendini dalgalara..
ona,yalnızca ona!
beni bir deniz kabuğundan daha ayrıntılı yapana...

black sin  09 Ağustos 2008 14:42  

Senin yazdığın çok daha güzel... teşekkür ederim.

kursattt  09 Ağustos 2008 14:47  

ben tşk edrm..

black sin  09 Ağustos 2008 15:02  

Denizi olmayan bir şehrin olmayan dalgalarında boğuluyorum... Çığlıklarım ıslak...

sniles  09 Ağustos 2008 16:39  

kelimeler damlıyor kurumuş yapraklara ve denizli olmayan şehirde yükseliyor, alçalıyor yokluğun. ve med ve cezir...

kursattt  11 Ağustos 2008 08:33  
bu yazıya puanı basanlar: